Çocuklarda Skolyoz

Blog

Çocuklarda Skolyoz

Skolyoz nedir?

Gövdeye yandan bakıldığı zaman omurgada normal olan eğrilikler görülür: sırt bölgesinde dış bükey bir eğrilik (kifoz), bel bölgesinde iç bükey bir eğrilik (lordoz) vardır. Skolyoz denildiği zaman omurganın yana doğru rotasyon ile eğilmesini anlamaktayız. Gövdeye önden veya arkadan baktığınız zaman yana doğru eğiliyormuş gibi bir görüntü verir. Kamburluk veya kifoz ise sırt bölgesindeki dış bükey eğriliğin artmasıdır.

Skolyozun tipik bulguları nelerdir?

Skolyozun tipik bulguları şunlardır:

  • Her iki omuz yüksekliğinde farklılık
  • Kürek kemiğinin diğerine göre daha çıkıntılı olması
  • Kalçanın diğerine göre daha yüksek veya belirgin olması
  • Bel bölgesinde asimetri gelişmesi
  • Hasta öne doğru eğildiği zaman sırtının bir tarafının diğerine göre daha yüksek görünmesi

Skolyoz yaygın bir hastalık mıdır? Nedeni nedir?

Skolyoz nüfusun %2-4'ünü etkilemektedir ve özellikle ergenlik çağındaki genç kızları etkilemektedir. Ülkemizde 200-800 bin civarında skolyozu olan genç kız veya kadın vardır. Skolyoz hafif ise dıştan fark edilmeyebilir, radyolojik inceleme yaparak saptanabilir. İleri derece skolyozlar gövdede ciddi kozmetik soruna sebep olacağı için dışarıdan kolayca fark edilirler.

Sıklıkla rastladığımız, nedeni bilinmeyen (idiyopatik) skolyozun sebebiyle ilgili çok çalışma yapılmaktadır. Geçmişte ön-arka planda patoloji olduğu düşünülüyordu; ancak son yıllarda yapılan çalışmalarda yan plan değişikliklerinin de soruna eşlik ettiği bulunmuştur. Deneysel çalışmalarda, skolyozda olayın önce yan plandaki deformite ile başladığı ve bunun rotasyona sebep olduğu, sonra ön-arka planda değişiklikler geliştiği gösterilmiştir. Tepeden, ön-arkadan ve yandan baktığımız zaman skolyoz 3 boyutlu kompleks bir deformitedir. Büyüme asimetrisi sonucu oluşur.

Skolyozun ortaya çıkmasında ağır çanta taşımak veya çantayı hep bir tarafta taşımak gibi alışkanlıkların yeri yoktur.

Teşhisi nasıl koyarız?

Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis skolyozda da önemlidir. Ailelerin de basitçe yapabileceği bir test olan Adams öne eğilme testi ile skolyozdan şüphelenebiliriz. Çocuğu öne eğip arkasından bakıyoruz: göğüs kafesinde veya bel bölgesinde iki taraf arasında yükseklik farkı olması, sırttaki kemik çıkıntıların düz bir hatta gitmemesi bizi skolyoz yönünden şüphelendirir.

Hekim olarak bize başvuran çocukları öncelikle detaylı muayene ediyoruz. Elimizde skolyometre denilen bir ölçüm cihazımız var. Çocuğu öne eğip bu cihazı omurganın üzerine koyup ölçüm yapıyoruz. Eğer 5 derece üzerinde bir değer elde edersek mutlaka çocuğun röntgenini alıyoruz. Röntgende omurganın 10 dereceden fazla sağa veya sola dönerek eğilmesi bize skolyoz tanısını koydurur.

Egzersiz ve pilatesin tedavideki yeri var mıdır?

Skolyozun tedavisinde egzersiz ve pilates konusu hâlen tartışmalıdır. 1970'lerde skolyoz tedavisinde korse ve cerrahi ön planda olmuştur. 1980-90 yılları arasında Almanya'da Katharina Schroth tarafından geliştirilen skolyozda egzersiz programları popülerleşmiştir. Core ve pilates egzersizlerinin özellikle duruş bozukluğunda, kifozda ve skolyozda faydası vardır: pilates core kaslarını güçlendirir, esnekliği artırır ve dengeyi sağlar.

Schroth ile ilgili yapılan bir çalışmada, 10 ile 30 derece Cobb açısına sahip skolyozlu ergenlerde egzersizin bu açıyı azaltmada anlamlı bir etkisi olduğu raporlanmıştır. Schroth ile ilgili 2024 yılındaki diğer bir çalışmada ise egzersiz yapanlar ile yapmayanlar arasında sadece 2,5 derece fark bulunmuştur. Bu konuda kesin bir karar vermek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Korse tedavisi hangi durumlarda kullanılır?

İskelet gelişimini tamamlamamış, büyümesi devam eden hastalarda skolyoz için korse tedavisi verilebilir. Adolesan idiyopatik skolyozda korse tedavisini 20-45 derece arasındaki büyümekte olan çocuklarda uygularız. Ameliyat dışı tedaviler içerisinde skolyozun düzelmesini sağlayan ve ilerlemesini önleyen en etkili yöntem korse tedavisidir.

Korse, her hasta için vücuduna uygun ölçü alınarak yapılır. Son yıllarda bilgisayar yardımlı korseler kullanıyoruz. Korse, ortez-protez uzmanı kişiler tarafından yapılır. Hastanın bel ve göğüs çevresi, ön-arka ve yan çapı ölçümleri alınır, özel bir tarayıcı tablet ile vücut taraması yapılır. Bu ölçümler ve hastanın röntgenleri bilgisayarda özel bir programa girilir. Sonra özel bir makineden ince plastikten yapılan gövde torakolumbosakral ortezi çıkartılır. Korse 3 bası noktası prensibiyle çalışır.

Korse tedavisinin başarılı olması için şunlar gereklidir: hafif-orta derece eğriliklerde kullanılması, düzenli takip, hastaya uygun yapılmış bir korse, uyumlu bir hasta ve destekleyici bir aile, ve günde en az 20 saat kullanılması.

Korse tedavisi öncesi ve sonrası omurga röntgeni
Korse tedavisiyle takip edilen bir hastanın tedavi öncesi ve sonrası omurga röntgenleri.

Skolyozun cerrahi tedavisi nasıl yapılır?

Büyümesi tamamlanmış çocuklarda (2 yıldır adet gören), sırtta 50 derece, belde 40 dereceyi aşan eğrilikler cerrahi müdahale gerektirir. 50 derecenin üzerinde eğriliği olan ergenler ameliyat olmazsa ne olur? Bu çocukların eğrilikleri yılda 1,1 ile 2,5 derece arasında artacağı için 40 sene sonra yaşam kaliteleri düşük olacak, nefes darlığı çekecekler, erken yaşta ağrıları olacak, sosyal ortamlarda sorunlar yaşayacaklar ve psikolojik sorunları daha fazla olacaktır.

Bu dönemde en sık uygulanan yöntem, arkadan sırttan omurlara vidalar yerleştirilip bunların bir çift çubuk ile birbirine bağlanması, düzeltme yapılması ve füzyon (dondurma) işlemi uygulanmasıdır. Şu anda iyi ellerde derece olarak düzelme oranı %70 ilâ %80 civarındadır. Bu, röntgende bakıldığında küçük bir skolyozun olması, ancak çocuğa dışarıdan bakıldığında normal görünmesi anlamına gelir.

Skolyoz cerrahisi öncesi ve sonrası omurga röntgeni
Düzeltme ve füzyon ameliyatı uygulanan bir hastanın ameliyat öncesi ve sonrası omurga röntgenleri.
Skolyoz ameliyatı öncesi ve sonrası sırt görünümü
Ameliyat öncesi ve sonrası sırt görünümü.
Skolyoz ameliyatı öncesi ve sonrası sırt görünümü
Başka bir hastada ameliyat öncesi ve sonrası sırt görünümü.
Birinci hastanın ameliyat öncesi omurga röntgeni.
Birinci hastanın ameliyat öncesi omurga röntgeni.
Aynı hastanın ameliyat sonrası omurga röntgeni.
Aynı hastanın ameliyat sonrası omurga röntgeni.
İkinci hastanın ameliyat öncesi omurga röntgeni.
İkinci hastanın ameliyat öncesi omurga röntgeni.
Aynı hastanın ameliyat sonrası omurga röntgeni.
Aynı hastanın ameliyat sonrası omurga röntgeni.
Üçüncü hastanın ameliyat öncesi omurga röntgeni.
Üçüncü hastanın ameliyat öncesi omurga röntgeni.
Aynı hastanın ameliyat sonrası omurga röntgeni.
Aynı hastanın ameliyat sonrası omurga röntgeni.

İpli skolyoz (VBT) yöntemi

Diğer bir uyguladığımız yeni yöntem VBT, yani ipli skolyoz yöntemidir. 10 yaş civarı özel seçilmiş çocuklarda uygulanan, füzyon (dondurma) yapmadan omurgaları hareketli bırakarak skolyozu düzeltme yöntemidir.

Adolesan idiyopatik skolyozun cerrahi tedavisinde füzyon işlemi hâlen altın standart bir işlemdir. Son yıllarda ipli skolyoz (VBT) yöntemi popüler olmuştur. İpli skolyoz yöntemi, büyümekte olan çocukta eğrilik 35 dereceyi aştığı durumlarda uygulanır. Eğrilik oluşturan tarafa vida ve ip uygulaması yapılarak bu tarafın büyümesi yavaşlatılır ve skolyozun düzelmesi sağlanır. Ancak son yıllarda ipli skolyoz yönteminin orta dönem sonuçlarına baktığımız zaman, 4 vakanın 1'inde komplikasyon geliştiğini görmekteyiz. Bu nedenle VBT tedavisini özellikle seçilmiş olgularda önermekteyiz.

İpli skolyoz (VBT) ameliyatı öncesi omurga röntgeni
Ameliyat öncesi
İpli skolyoz (VBT) ameliyatı sonrası omurga röntgeni
Ameliyat sonrası
İpli skolyoz (VBT) yöntemiyle tedavi edilen bir hastanın ameliyat öncesi ve sonrası omurga röntgenleri.

10 yaş altı çocuklarda skolyoz nasıl tedavi edilir?

10 yaş altı dönemde gelişen skolyoza erken başlangıçlı skolyoz diyoruz. Çeşitli sebeplere bağlı gelişebilir: en sık idiyopatik, doğumsal ve nöromüsküler skolyozları görmekteyiz; daha az sıklıkla sendromik skolyozlar, bağ dokusu hastalığına bağlı gelişen Marfan hastalığı gibi skolyozlar, cüceliğe bağlı gelişen skolyozlar ve göğüs kafesi ameliyatlarına bağlı gelişen skolyozlar görülür.

5 yaşın altında başlayan skolyozların erken tespiti, tipinin belirlenmesi ve erken dönemde tedavisine başlanması önemlidir. Doğuştan ve idiyopatik skolyozların tedavileri birbirinden çok farklıdır. 0-3 yaş arasında tespit edilen infantil skolyozların değerlendirilmesi önemlidir; bu hastalarda özel ölçümler yaparak ilerleyip ilerlemeyeceği konusunda fikir sahibi olabiliriz.

İlk 1 yaş içerisinde gördüğümüz skolyozların büyük bir kısmı anne karnında çocuğun sıkışması sonucu gelişir ve bunların çoğu kendiliğinden düzelen skolyozlardır. Doğumsal skolyozlarda ise müdahale edilmezse bu çocukların akciğer ve kalbi kötü yönde etkilenecektir ve ölümle sonuçlanabilecek sonuçları vardır. Doğumsal skolyoz yarım omurga veya yapışık omurgaya bağlı ise bu hastalara 2 yaşından sonra çok geç kalmadan müdahale etmek gereklidir. Aksi takdirde ergenlik döneminde veya erişkinlikte çok ileri skolyozlarla karşılaşabiliriz.

10 yaş altı çocukların tedavisinde korse, alçı, füzyon (dondurma) ve yarım füzyon (hemiepifiziodez) ameliyatları, hemivertebra (yarım omurga) çıkarılması, büyüme yönlendirici vertebral body tethering ameliyatları, büyüme dostu ameliyatlar ve manyetik rod ile uzatma ameliyatları gibi yöntemler uyguluyoruz.